♥ Abanın kadri yağmurda
bilinir.
Her şeyin bir değeri vardır. Bir şeyin gerçek değeri (kadri)
ise, ona gerçekten ihtiyaç duyulduğu zaman ortaya çıkar.
Abdala “kar yağıyor” demişler, “titremeye hazırım” demiş.
Yoksulluk ve sıkıntı içinde yaşayıp eziyet çekmekte olan
kimseler, karşılaşacakları zor şartlardan endişe duymazlar.
Çünkü onlar bu şekilde yaşamaya alışıktırlar.
Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum
sanır.
Kimi görgüsüz ve eğitimsiz kimseler bir rastlantı sonucu lâyık
olmadıkları önemli bir işin başına geçseler ya da bir mevki elde
etseler, aptalca davranmaya, o yerin adamı gibi görünmeye ve
böbürlenmeye başlarlar. Dahası, bunun kendi hakları olduğunu da
ileri sürerler.
Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.
Kimi insanlar yaptıkları işten zevk duyarlar ve onu bırakmak
istemezler; bu işi sürekli olarak, tekrar tekrar yapmaktan da
hiç bıkkınlık duymazlar.
Abdalın dostluğu köy görünceye kadar.
Çıkarı için yakınlık gösterip dostluk kuran kimse, beklediği
yararı elde ettikten, işini yürütecek başka yollar bulduktan
sonra sizinle olan ilişkisini keser.
Abdal (derviş) tekkede, hacı Mekke`de bulunur.
Hemen herkesin ilgi duyduğu bir alanı, kendine özgü bir işi
vardır. İlgi duyduğu alan ya da iş neredeyse kişi de orada
bulunur.
Acele bir ağaçtır, meyvesi pişmanlık.
Telâşla, sabırsızca ve ivedilikle yapılan işler genellikle kötü
sonuçlar doğurur; kişiyi pişmanlığın içine iter.
Acele ile menzil alınmaz.
Telâşlanıp ivmekle, sabırsız davranmakla daha çabuk sonuç
alacağımız, başarı kazanacağımız sanılmamalıdır. Bilinmelidir ki
her işin bir süresi vardır.
Acele işe şeytan karışır.
Düşünüp taşınmadan, çabuk davranılarak yapılan işten iyi sonuç
beklenmemelidir; o iş ya yanlış ya da bozuk olur.
Acemi katır kapı önünde yük indirir.
Bir işin yabancısı olan, bir işe alışmamış, beceriksiz ya da
anlayışsız kişi, kendisinden beklenen işi eksik yapar ve
istenildiği gibi yerine getiremez; daha başlangıç anında veya en
önemli yerinde işi bırakıverir.
Acıkan doymam (sanır), susayan kanmam sanır.
Uzun süre bir şeyin yokluğunu çekip ona ihtiyaç duyan kimse, o
şeyden ne kadar çok elde ederse etsin tatmin olmaz; kendisine
yetmeyeceği duygusu içinde bulunur.
Acıkmış kudurmuştan beterdir.
Bir şeyden uzun süre yoksun kalan kimse, onu gördüğü anda ele
geçirmek ister; kendinden geçercesine ona saldırır, sanki
kudurmuş gibidir, gözü hiçbir şeyi görmez, tek düşündüğü uzun
süre yokluğunu çektiği o nesnedir.
Acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur.
Bir kimsenin acınmasına yol açar, başkalarını ona merhamete
getirirseniz, o kimse yerli yersiz yardım dilemeye başlar ve
gittikçe arsızlaşır; bunun yanında kimilerinin hakkını kısar,
emeklerinin karşılığını vermez ve onları aç-yoksul bırakırsanız,
onlar da hırsızlık yapmaya başlarlar.
Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
Kötü durumda olan bir kimseyi, ortaya çıkacak yeni kötü durumlar
etkilemez; pek çok zorluğa katlanabilir; çünkü o, böylesi kötü
durumlara alışmıştır. Ayrıca, işe yaramayacak hâle gelmiş
kimseler de, tutar bir yanları olmadığı için felâketlerden
çekinmezler.
Acı (kötü) söz insanı (adamı) dininden (çıkarır), tatlı söz
(dil) yılanı deliğinden (ininden) çıkarır.
Onur kırıcı, sert, kötü sözler insanı öfkelendirir; sabrını
taşırır, çileden çıkarır, hoş olmayan davranışlara sürükler.
Bunun aksine yumuşak, tatlı, hoş sözler de öfkeli, geçimsiz,
saldırgan insanları yatıştırabilir; zarar vermelerinin önüne
geçip onları doğru yola sokabilir.
Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez.
Aç, yemek yeme ihtiyacı olan, yemesi gereken kimsedir. Bu
insanın düşüncesi de karnını doyurmaktır. Onun bu isteği kimi
özürlerle giderilip geçiştirilemez, böyle yapılmak istenirse
kimi anlamsız ve aşırı davranışlara kaymasına neden olunur.
Çocuklar da bir şey istediler mi hemen onun yerine getirilmesini
isterler, beklemek nedir bilmezler.
Aç (arık) at yol almaz, aç (arık) it av almaz.
İş gördürülen kimselerden verim umuluyorsa onlar aç, yoksul ve
zaruret içinde bırakılmamalı, her yönden tatmin edilmelidirler.
Aç ayı oynamaz.
Kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı
esirgenmemelidir; insan ya da hayvan olsun, çalışan mutlaka
doyurulmalıdır.
Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız (yüzsüz) edersin.
Yönetiminde bulunan, gözetiminde olan kimseleri maddî ve manevî
yönden tatmin etmelisin. İnsanları bu yönlerden sıkıntıya
düşürür, emeklerinin karşılığını vermez, kötü muameleye maruz
bırakırsan yanlış yola saparlar; söz dinlemez olurlar,
arsızlaşırlar.
Aç doymam, tok acıkmam sanır.
Uzun süre yokluk içinde olan aç insan elde ettiğinden çoğunu
ister, tatmin olmaz, yetmeyeceği duygusunu taşır. Tok, yani
varlıklı insan ise var olanla yetinir gibidir, elindekilerin bir
gün gelip tükeneceğini düşünmez, yeni kazanç yollarına
başvurmaz, dahası elindekileri bilinçsizce harcamaya devam eder.
Aç elini kora sokar.
Aç ve yoksul insan, zorunlu ihtiyaçlarını gidermek için canı
pahasına bile olsa her türlü tehlikeye atılmaktan çekinmez.
Aç gözünü, açarlar gözünü.
Uğraşılarında, giriştiğin işlerinde uyanık bulunup dikkatli
olman gerekir; yoksa umulmadık, beklenmedik bir anda büyük
zararlarla karşı karşıya kalabilirsin. Bu belâdan sonra aklın
başına gelir ama iş işten geçmiş olur.
Açık ağız aç kalmaz.
Çalışan, didinen, ne istediğini bilen, bıkmadan usanmadan bunu
dile getiren kişi geçim yolunu bulur; muhtaç duruma düşmez, aç
kalmaz.
Açık yaraya tuz ekilmez.
Acısı ve derdi taze olan bir kimsenin üzüntüsünü artıracak söz
ve davranışlardan kaçınmak gereklidir.
Açık yerde tepecik kendini dağ sanır.
Kıymetli, yetenekli kimselerin bulunmadığı veya az bulunduğu bir
yerde, kendinde az da olsa bir şey bulunan kimse böbürlenmeye,
büyüklük taslamaya başlar.
Açılan solar, ağlayan güler.
Hayatta hemen her şey bir değişimin içindedir, olduğu gibi
kalmayıp tersine dönebilir, güzel çirkinleşebilir; mutsuz mutlu,
yoksul da zengin olabilir.
Açın gözü ekmek teknesindedir (olur).
İnsanın tek amacı, öncelikle kendisi için gerekli, yaşaması için
zorunlu olan, yokluğunu çektiği şeyi elde etmektir.
Açın karnı doyar, gözü doymaz.
1. Bir şeyin uzun süren yokluğu açlık ve doyumsuzluk duygusuna
iter insanı; bu insan hiç doymamış, aç kalacakmış gibi davranır;
gözü nesnelerde kalır, o nesneleri kaybedecek sanısına kapılır.
2. İhtiraslı kişi elindekiyle yetinmez, daha fazlasını ister.
Aç kurt bile komşusunu dalamaz.
Komşu hakkı çok yücedir. Komşuya hangi şartlarda olursa olsun,
aç ya da zengin iyi davranılmalıdır. Çünkü toplumun dirlik ve
düzenliği bir yönüyle buna bağlıdır.
Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.
Sır özeldir ve gizli tutulmalıdır. Onun gerçekten duyulup
yayılması istenmiyorsa, dosta bile açılmamalıdır. Açılırsa o da
ağzından kaçırabilir ya da yakınına anlatabilir, bunu başkaları
duyabilir, saklamaya çalıştığın şey sır olmaktan çıkar, yayılır.
Bizler KaradenizCafe.com olarak yıllardır ziyaretçileri için en iyi
Sohbet platformunu oluşturabilmek, kaliteli ve sorunsuz bir
sohbet hizmeti sunabilmek adına devleşmiş, tüm Chat
kullanıcılarının ikinci evleri olmayı başarmış bir sosyal ağ
olarak sizlerle birlikte mutluyuz ve büyümeye devam ediyoruz.
Hoş sohbetler.
Sohbet odalarımıza #Karadeniz
kanalı üzerinden bağlanacaksınız.
Chat servisine katılmak için Java
programının bilgisayarınızda kurulu olması gereklidir, kurulu
değilse indirip kurabilirsiniz
buraya tıklayıp.
|
|
Canlı TV Yayını |
|